Op. Dr. Sezgin Dursun – Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

HSG – YUMURTALIK REZERVİ – HORMONLAR REHBERİ 

Kadın üreme sağlığını değerlendirmede üç temel başlık vardır: HSG (rahim filmi), yumurtalık rezervi testleri ve üreme hormonlarının analizi. Gebe kalmaya çalışan bir kadın için bu üç değerlendirme seti, doğurganlığın bütünsel biçimde anlaşılmasını sağlar. HSG rahim ve tüplerin anatomik yapısını gösterirken, yumurtalık rezervi testleri yumurta kapasitesini, hormon analizleri ise hem yumurtlamaya hem de hormon dengesine ait tüm ipuçlarını verir. Bu üç başlığın birlikte değerlendirilmesi, hem doğal yollarla gebeliği planlama hem de tüp bebek başarısını artırma açısından kritik önem taşır.

HSG işlemi

Tel ve WhatsApp: 0541 998 34 34


HSG (RAHİM FİLMİ) NEDİR?

HSG, rahim içi boşluğunun ve tüplerin geçirgenliğinin görüntülendiği röntgen tabanlı bir tanı yöntemidir. “Histerosalpingografi” olarak da bilinir. Kadın doğurganlığını değerlendirmede en önemli tetkiklerden biridir çünkü tüplerin açık olup olmadığını gösteren tek yöntemdir.

HSG sırasında rahim ağzından verilen kontrast madde rahim içine dolar, ardından tüplere geçer ve röntgen altında görüntülenir. Bu sayede rahim içi şekil bozuklukları, yapışıklıklar, miyom–polip gibi oluşumlar, tüplerde tıkanıklık, tüplerin yer değiştirmesi ve hidrosalpenks gibi önemli bulgular görülebilir.


HSG NE ZAMAN YAPILIR?

HSG adetin hemen bittiği dönem olan 6–12. günler arasında yapılır. Bu dönemde:

  • Hamilelik ihtimali yoktur

  • Rahim içi tabaka incedir

  • Görüntü daha nettir

Bu nedenle en doğru sonuç bu dönemde elde edilir.


HSG NASIL YAPILIR?

İşlem genellikle 5–10 dakika sürer.

Adımlar:

  1. Spekulum takılır

  2. Rahim ağzına ince bir kanül yerleştirilir

  3. Kontrast madde rahim içine verilir

  4. Madde tüplere ilerler

  5. Röntgen cihazı altında görüntüler alınır

İşlem bazen hafif bir adet ağrısı hissi oluşturabilir ancak kısa sürer.


HSG’DE TESPİT EDİLEBİLEN ANORMALLİKLER

1) Polipler

Rahim iç tabakasından köken alırlar ve gebeliği engelleyebilirler.

2) Miyomlar

Özellikle rahim içine doğru büyüyen submüköz miyomlar implantasyonu engeller.

3) Septum

Rahim iç duvarında doğuştan gelen perde yapısıdır. Düşüklere neden olabilir.

4) Tüplerde tıkanıklık

Tam ya da kısmi olabilir.
Tıkanıklık doğal gebeliği engeller.

5) Hidrosalpenks

Tüpün sıvı dolarak genişlemesidir.
Tüp bebekte bile embriyonun tutunmasını %50’ye kadar azaltabilir.

6) Adenomyozis bulguları

Bazı HSG görüntülerinde adenomyozis ile ilişkili boşluk düzensizlikleri görülebilir.


HSG SONRASI GEBE KALMA ORANLARI NEDEN ARTAR?

HSG’nin ilginç bir avantajı vardır:
Kontrast madde tüplerden ilerlerken mikro yapışıklıkları açabilir.

Bu nedenle:

  • Tüplerdeki küçük tıkanıklıklar açılabilir

  • Rahim içi temizlenir

  • Sperm–yumurta buluşması kolaylaşır

HSG sonrası gebelik oranlarında 1–3 ay içinde belirgin artış görülebilir.


HSG AĞRILI MIDIR?

Eskiden kullanılan sert metal kanüller nedeniyle daha ağrılıydı.
Günümüzde yumuşak silikon kanüller ve modern cihazlar sayesinde:

  • Ağrı minimaldir

  • İşlem süresi kısalmıştır

  • Aynı gün normal yaşama dönülür

Bazı hastalarda adet sancısına benzer kramp olabilir.


HSG SONUCU NASIL YORUMLANIR?

HSG filmi üç temel açıdan yorumlanır:

  1. Rahim içi boşluk
    – düzgün mü, perde var mı, polip var mı?

  2. Tüplerin yapısı
    – normal mi, genişlemiş mi, düzensiz mi?

  3. Tüplerin açıklığı
    – kontrast madde dışarı akıyor mu?
    – tıkanıklık var mı?

Tüplerden kontrast maddenin karın içine dökülmesi tüplerin açık olduğunu gösterir.


YUMURTALIK REZERVİ NEDİR?

Yumurtalık rezervi, yumurtalıklarda kalan yumurta sayısı ve yumurta kalitesi hakkında bilgi veren önemli bir kavramdır. Kadınlar doğuştan belirli sayıda yumurtayla dünyaya gelir ve bu sayı yaşla birlikte azalır.

Doğurganlık kapasitesini öngörmek için yumurtalık rezervinin doğru değerlendirilmesi gerekir.

Yumurtalık rezervi değerlendirmesi şu durumlarda zorunludur:

  • Gebe kalamama

  • 35 yaş üstü gebelik planı

  • Tekrarlayan düşükler

  • Tüp bebek planlaması

  • Ailede erken menopoz öyküsü

  • Ameliyat/kemoterapi geçmişi


YUMURTALIK REZERVİNİ ÖLÇME YÖNTEMLERİ

Yumurtalık rezervi üç ana parametreyle ölçülür:

  1. AMH (Anti Müllerian Hormon)

  2. AFC (Antral Folikül Sayımı)

  3. FSH–E2 hormon düzeyleri

Aşağıda hepsini detaylı açıklıyorum.


AMH (ANTI MÜLLERIAN HORMON)

Yumurtalık rezervini en doğru gösteren testtir.
Kadının yumurta havuzunu doğrudan temsil eder.

AMH DEĞERLERİ NASIL YORUMLANIR?

  • AMH ≥ 3.5 → yüksek yumurtalık rezervi

  • AMH 1.5–3.5 → normal rezerv

  • AMH 1.0–1.5 → hafif düşük rezerv

  • AMH 0.5–1.0 → belirgin düşük rezerv

  • AMH < 0.5 → ileri derecede düşük rezerv

Düşük AMH düzeyleri:

  • Yaş ilerledikçe görülme oranı artar

  • Yumurta sayısının az olduğunu gösterir

  • Tüp bebekte yumurta sayısı az olabilir

AMH doğum kontrol hapından etkilenmez, adetin her döneminde ölçülebilir.


ANTRAL FOLİKÜL SAYIMI (AFC)

Vajinal ultrason ile her iki yumurtalıkta görülen küçük (2–10 mm) yumurta taslaklarının sayılmasıdır.

AFC DEĞERLENDİRME TABLOSU

  • AFC 12–25 → iyi rezerv

  • AFC 7–11 → orta rezerv

  • AFC 4–6 → düşük rezerv

  • AFC < 4 → ciddi rezerv azlığı

AFC tüp bebekte yumurtalık cevabını en iyi tahmin eden kriterdir.


FSH – E2 HORMONLARI

FSH (Folikül Stimüle Edici Hormon) yumurta gelişiminden sorumludur.

FSH DEĞERLERİ:

  • FSH < 10 → normal

  • FSH 10–15 → sınırda rezerv

  • FSH >15 → düşük rezerv göstergesi

FSH ile birlikte estradiol (E2) de değerlendirilir.
Yüksek E2, FSH’yi yanlış düşük gösterebilir.

Bu nedenle FSH mutlaka adetinizin 2.–3. günü ölçülmelidir.


YUMURTALIK REZERVİ YAŞA GÖRE NASIL DEĞİŞİR?

Kadın doğurganlığının temel belirleyicisi yaştır.

  • 28 yaş → yumurtalık rezervi güçlü

  • 35 yaş → rezerv hızlı azalmaya başlar

  • 38 yaş → yumurta kalitesi belirgin düşer

  • 40–42 yaş → kromozom bozuklukları artar

  • 45 yaş sonrası → doğal gebelik ihtimali çok düşer

Yumurtalık rezervi azaldıkça tüp bebek başarı oranları da düşer.


DÜŞÜK YUMURTALIK REZERVİNDE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Düşük rezerv “erken menopoz” anlamına gelmez; ancak yumurta havuzunun az olduğunu gösterir.

Tedavi seçenekleri:

  • Yumurtlamayı destekleyen ilaç protokolleri

  • Tüp bebekte kişiye özel tedavi planı

  • PRP (yumurtalık içine uygulanan rejeneratif yöntem – bazı hastalarda faydalı olabilir)

  • Antioksidan takviyeleri

  • Yaşam tarzı düzenlemeleri

  • Sigaranın bırakılması (sigara yumurtalık rezervini ciddi düşürür)

Düşük rezervli kadınlar geç kalmamalı ve doğru planlamayı erken yapmalıdır.


HORMONLAR VE ÜREME SAĞLIĞI

Kadın üreme sistemi hormonlarla yönetilir.
Hormon dengesindeki en ufak bir değişiklik doğurganlığı doğrudan etkileyebilir.

Üreme sağlığında en önemli hormonlar:

  • FSH

  • LH

  • Estradiol (E2)

  • Progesteron

  • Prolaktin

  • TSH (Tiroid hormonu)

  • AMH

  • Androjenler (DHEA-S, testosteron)

Aşağıda her birini detaylı şekilde açıklıyorum.


FSH (FOLİKÜL STİMÜLE EDİCİ HORMON)

Yumurtalıkların çalışmasını başlatan hormondur.

  • Yüksek FSH → rezervin düşük olduğunu gösterir

  • Düşük FSH → normal rezerv göstergesidir

FSH adetin 2. günü ölçülür ve E2 ile birlikte yorumlanır.


LH (LÜTEİNİZAN HORMON)

Ovulasyonu (yumurtlamayı) tetikleyen hormondur.

LH’nin gereğinden fazla yükselmesi genellikle polikistik over sendromu ile ilişkilidir.


ESTRADİOL (E2)

Östrojenin aktif formudur.
Adetin erken döneminde düşük, yumurtlama döneminde yükselir.

  • Adetin 2. günü yüksek E2 → FSH’nin maskelenmesine yol açabilir

  • Düşük E2 → yumurtlama problemlerini gösterebilir


PROGESTERON

Yumurtlamadan sonra salgılanan hormondur.

Progesteron ile yumurtlama var mı anlaşılır.

  1. gün progesteron seviyeleri yumurtlamayı doğrular.


PROLAKTİN

Yüksek prolaktin hormonu:

  • Yumurtlamayı baskılar

  • Gebe kalmayı zorlaştırır

  • Meme uçlarından akıntı yapabilir

Stres, bazı ilaçlar ve tiroid problemleri prolaktini yükseltebilir.


TSH (TİROİD HORMONU)

Tiroid hormonlarının doğurganlık üzerinde doğrudan etkisi vardır.

TSH:

  • TSH > 2.5 olduğunda gebelik zorlaşabilir

  • TSH > 4 olduğunda yumurtlamayı baskılar

  • Düşük TSH da doğurganlığı etkileyebilir

Tiroid bozukluğu olan kadınların gebe kalma süresi uzayabilir.


ANDROJEN HORMONLARI

Kadınlarda testosteron ve DHEA-S hormonları düşük veya yüksek olabilir.

  • Yüksek testosteron → PCOS

  • Düşük DHEA → rezerv düşüklüğünde destek gerekebilir

Hormonları bütün olarak değerlendirmek tedavinin doğruluğunu artırır.


YUMURTALIK REZERVİ, HORMONLAR VE HSG NEDEN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLİR?

Çünkü doğal gebelik üç temel basamağa bağlıdır:

  1. Yumurta üretimi → yumurtalık rezervi + hormonlar

  2. Sperm–yumurta buluşması → tüpler açık mı? (HSG)

  3. Embriyonun tutunması → rahim içi yapı

Bu üç değerlendirme birlikte yapıldığında:

  • Gebe kalmayı zorlaştıran tüm faktörler ortaya çıkar

  • Tedavi bireyselleştirilir

  • Tüp bebek için en doğru zaman belirlenir

  • Gereksiz tedavilerden kaçınılır

Bu yüzden üreme sürecinin bilinen tüm modern kılavuzlarında bu üç test “temel inceleme” olarak yer alır.


KISIRLIKTA TEMEL DEĞERLENDİRME ALGORİTMASI

  1. HSG → Tüpler açık mı?

  2. AMH + AFC → Yumurtalık rezervi nasıl?

  3. FSH–LH–E2 → Hormon dengesi nasıl?

  4. TSH–Prolaktin → Yumurtlamayı etkiliyor mu?

  5. Sperm testi → Eşe ait faktör var mı?

  6. Ultrason → Rahim ve yumurtalık yapıları

Bu algoritma dünya standartları ile aynıdır.


TEKRARLAYAN DÜŞÜKLERDE HSG VE HORMONLARIN ROLÜ

Tekrarlayan düşük yaşayan kadınlarda:

  • Rahim içi perde (septum)

  • Submüköz miyom

  • Polip

  • Tüplerde sıvı birikimi

  • Troid hormon bozuklukları

  • Prolaktin yüksekliği

  • Yumurta kalitesinde bozulma

gibi faktörler sık rol oynar.

Bu nedenle düşük değerlendirmesinde HSG + hormon testleri zorunludur.


SONUÇ

HSG, yumurtalık rezervi ve hormon testleri kadın doğurganlığının tüm yönlerini değerlendiren üç temel yapı taşıdır. HSG tüplerin açık olup olmadığını, rahim içini ve olası yapısal sorunları gösterirken; AMH, AFC ve FSH gibi testler yumurtalık kapasitesini ortaya koyar. Üreme hormonlarının analizi yumurtlama düzenini, tiroid ve prolaktin gibi sistemik faktörleri, yumurta kalitesini ve gebeliğin doğal seyri üzerindeki etkileri belirler.

Doğru ve zamanında yapılan bu değerlendirmeler hem doğal gebelik şansını artırır hem de tüp bebek sürecinin başarısını yükseltir. Bu üç başlık, kadın doğurganlığını anlamanın bilimsel temelidir ve gebeliği planlayan her kadının değerlendirmesinde yer almalıdır.

Tel ve WhatsApp: 0541 998 34 34

Şunlar da ilginizi çekebilir https://www.sezgindursun.com/wp-admin/post.php?post=11473&action=edit   https://jinopdrsezgindursun.com/